Ey Kadınlar! İyi Hesap Edin!

Şimdi gelin biraz hesap yapalım. Her şeyin Tayyib’in dediği gibi olduğunu kabul edelim. Diyelim gerçekten de kadının birinci görevi annelik olsun ve üç çocuk doğursun. Hadi bakalım. Hesap ortada… Okuyunuz.

Bir kadının doğurganlık yaşı 20 olsun diyelim. Birer yaş arayla üç çocuk yetiştirmek de 20 yıl sürsün… Demek ki 40 yaşına geldiğinde kadın üç çocuğunu yetiştirmiş olacak…

(Bu arada otomatik ev aletlerinin ve çeşitli kolaylıkların sağladığı boş zamanı saymıyorum bile…)

Peki sonra ne yapacak?
İnsan ömrü 80 yıla yaklaştı. Kadın, diyelim kadınlık görevi olan annelik ile uğraştı, 40 yaşında bütün görevi bitmiş oluyor.
Sonra ne yapacak?
Bir boşluğa düşecek.
Kendi kendine soracak “kendim için ne yaptım ben?”
Hep kocam için ve çocuklarım için çalıştım. Ama kendim için ne yaptım?
Bir mesleğim yok!
Gelirim yok!
Eşim dostum çevrem yok!
Çocuklarım hariç, bir başarım yok!
Zaten çocuklar da kendi dünyalarına dalmış olacak, hiç biri “anne bizi sen yetiştirdin” demeyecek. Deseler de sadece lafta kalacak. Güzel bir söz olmaktan öteye geçmeyecek… Çünkü annelerini evde çorba pişiren, temizlik yapan yararlı kişi olarak görmüşler, çünkü anne hep kendi egosunu bastırmış, geri plana itmiş. Ama çocuklar ve kocalar anneleri için kendi egolarından vaz geçmiş mi? Hayır.

Yani hep fedakarlık yapmış, kendinden vermiş kadın ya da anne.
Peki karşılığında ne kazanmış?
40 yaşından sonra üretken olmayan, işe yaramayan, evde oturan, dizi izleyen bir tipe dönüşmüş.
Ömrünün sonuna değin 40 yıl boyunca bir tüketici olarak yaşamak zorunda…
Üstelik artık ev işleri, çamaşır, bulaşık, kışlık malzemelerin hazırlanması, banyo günü, temizlik günü, tamirat, çocuk yetiştirme, bahçe ve tarla işleri gibi işler de yok.
Her şey hazır.
Eeee?
Şimdi ne yapacak?

Ev hanımlarının %60’ının depresyonda ve ilaç bağımlısı olmasına şaşmıyorum.

Leblebi çekirdek gibi ilaç yutuyorlar. Firmalar bu işten memnun.
Dizi sektörü bu işten memnun.
Hazır gıda sektörü bu işten memnun.
İşleyebilmesi için paralı ama tatminsiz, kendini gerçekleştirememiş insanların mutsuzluk enerjisine ihtiyaç duyan kapitalist düzen bu işten memnun.
Ama kadınların bu işten memnun olduğunu sanmıyorum.

Klasik kadın anlayışımız geçmişteki zorlu şartlara göre şekillenmiş.
O zaman evde yapılacak çok iş vardı, kadınlar sürekli doğuruyordu. Bütün ömürleri çalışarak ve çocuk yaparak geçiyordu.
Ama şimdi çağ değişti. İnsanların hayattan beklentileri değişti.
Hiç bir şey eskisi gibi değil.
Neden kadınlara deli gömleği gibi bir ev mahkumiyetini layık görelim ki…
Bırakın kendilerini gerçekleştirsinler.
Eğer, kadınların annelik yapmasını, çocuk doğurmasını istiyorsak, toplum olarak doğum yapan annelere 2 yıl ücretli doğum izni verelim.
İş yerlerine emzirme odaları, kreşler falan koyalım. Kolaylıklar sağlayalım.
Ama kadının çalışmasına engel olmayalım. Onu ev hapsine mahkum etmeyelim.

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

One comment

  1. OmerH

    Ya buna cevap vermemin tayyipçilikle alakası yok da. O olay hiç öyle değil be. Anneye verilen rol o değil İslam’da.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: