Soykırım Var Mı Yok mu?

Ediverelim, soykırımı kabul etsek ne olacak, etmesek ne olacak diye düşünüyor olabilirsiniz. Malafesef iş o kadar basit değil.

Soykırımı kabul etmenin hukuki sonuçları oluyor. Eğer kabul edersek, Ermeniler toprak ve tazminat talep edebilecekler. Bu da çok ciddi sorun yaratacak. Kabul etmememizin birinci nedeni bu. Ayrıca o zamanlar yapılanlar savaş koşullarında olan şeyler, karışık dönemler… Gerçek anlamda soykırım Almanya’dan sonra literatüre girdi. Ondan öncekiler tarihin acıları sadece… Her ülkenin geçmişinde katliamlar vardır. Saymaya gerek var mı şimdi burada? ABD, Kızılderili katliamı yaptı. Fransa Cezayir’in anasını belledi. Belçika Kongo’da tarihin en şerefsiz, en kanlı, en para için olduğu apaçık olan katliamlarını yaptı. Vietnam’ı, Pol Pot’u, Malezya katliamını, hangi birini sayayım?

“Almanlar paşa paşa kabul etti, biz de edelim!” diye düşünüyorsunuz. Almanlar paşa paşa kabul etmediler, soykırım iddiaları Almanlara zorla yedirildi. Almanlar II. Dünya Savaşı’nda kanlarının son damlasına kadar direndiler, ama başaramadılar. Stratejik olarak yenilmeye mahkumdular. Her neyse… ABD’liler Almanya’ya girince ellerine devasa bir sopa alıp, Almanların kıçına sokuverdiler. Adamların ordusu bile yok. Anayasalarını ABD yazmış, ellerine vermiş. Yoksa Almanlar nah kabul ederlerdi soykırımı falan. Hala İsrail’e tazminat ödüyorlar.

Geçmişte ülkeler katliamları soykırım adıyla yapmadılar. Savaş diye yaptılar, yağma diye yaptılar, çeşitli nedenlerden yaptılar, ama soykırım diye bir kavramı yoktu.

Bu biraz Plüton‘un gezegen kabul edilip edilmemesi gibi bir şey… Uluslararası bir konsey gezegen tanımını neye göre yaptı? Son yıllarda ortaya çıkan bilgiler ışığında falan filan… Öyle mi? Hayır, bana göre hiç öyle değil! Bana göre simetrik olsun diye öyle yaptılar. Yani bir tarafta Güneş’e yakın 4 kayalık gezegen ve Güneş’e uzak 4 gaz devi… Ne güzel değil mi!!! Ama Plüton bu düzeni bozuyordu alçak! Bi de Plüton’dan sonra keşfedilen gezegenler vardı ki iyice karman çorman olacaktı… Her neyse, bilimde de böyle çocukça şeyler yok mu, var. Tarih biliminde de var. Mesela Orta Çağ ne zaman başladı, ne zaman bitti?!! Amerikayı ilk kim keşfetti? Bütün bunlar tartışmalıdır ve verilen tarihler biraz da keyfi ve ideolojiktir. Soykırım kavramı yokken ortada, hatta faşizm bile yokken (ki faşizm İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkmış bir kavramdır) “Türkler soykırım yaptı” demek olmaz. Ayrıca Ermeniler Türkleri katletmedi mi? Ermeni çeteciler ne bok yiyordu acaba dağlarda, silahlarıyla? Dedelerimizin anlattıkları onların da hiç rahat durmadığı yönünde. Bir hevese kapıldılar, Rusların gazına geldiler ve Türklerin boğazını kesmeye kalktılar. Bunu kendileri de kabul ediyorlar.

Bizim aciz Osmanlı da öylesine bir çözüm buldu, sonradan ne bok yediğini kendi de anlamamıştır…Her neyse, ayrıca tarihsel gerçeklerin ne olacağına ne zamandan beri parlamentolar karar veriyor? Bi ara ABD’de İndiana eyaleti  π sayısının değerini 3,15 olarak belirlemiş!!! Cidden! Komedi bunlar, komedi! Komediyi oynayanlar da her zamanki gibi emperyalist pezevenkler… Geçmişte dünyanın anasını iktiler, hala da ikmeye devam ediyorlar, bizi de ikmeye çalışıyorlar tabi bu arada.

Mesele buna izin verip vermemek…

Ermeni Soykırım iddialarına karşı ciddi bir şekilde mücadele eden “Tall Armenian Tale/Kuyruklu Ermeni Yalanı” adlı siteye arada bir girip bir iki makale okumanızı tavsiye ederim.

Sitenin sahibi kendine “Holdwater” diyen ve kimliği gizli birisi… Söylediğine göre kendisi ABD’de yaşayan bir Türk. Kaliforniya ve Kanada’da oldukça fazla bulunan Ermenilerin yıllardır yaptıkları propagandanın ne derece etkili olduğunu yıllar öncesinden görmüş. Bu faaliyetlerle mücadele etmeye karar vermiş. Sitesine ve kendisine yönelik saldırılardan kendini korumak için de kimliğini gizlediğini söylüyor. Tamer Akçam tarafından Holdwater’in kimliğinin ifşa edildiğine dair haberler çıkmıştı. Gerçekte öyle olmadığını söylüyor sitesinin ilk makalesinde. Eğer kimliği ortaya çıkarsa, hayatı gerçekten tehlikeye girebilir. (Kimliğini ifşa eden kişinin de Tamer Akçam olması çok acı ve ilginç bir durum bu arada…)

Bu yazıyı bir saat sonra sileceğim. Bu sitenin linkini kopyalamanızı, arada bir girerek yazı ve makaleleri okumanızı tavsiye ediyorum. Ne yazık ki makalelerin çoğu İngilizce… Holdwater, gerçekten çok iyi mücadele ediyor. İngilizceyi ustaca kullanıyor. Bütün iddiaları belgelere dayalı…

Reklamlar

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: