Sevda-i Osmanlıca (Osmanlıca Sevdası)

Bütün dillerin %98’i 3000 sözcükten ibarettir, geri kalan %2 akademik seviye diyebileceğimiz pek çoğu yabancı kökenli olan sözcüklerden ibarettir. Gelmiş geçmiş yazarlar arasında en çok sözcükle yazan Shakespeare’dir, o da 50 bin sözcükle yazmıştır. Osmanlıca hakkında çok şeyler yazılıp çizildiği için onları burada tekrarlamaya gerek duymuyorum, ama Türkçe’nin çok kurallı (neredeyse matematiksel) bir yapısı vardır ve diğer dillerde pek çok bulunan istisnalar Türkçe’de pek azdır, olan istisnalar da genellikle Arapça ve Farsça başta olmak üzere, yabancı dillerden kaynaklanmaktadır. Osmanlıca’nın bir dil bile olmayıp eklektik bir yapısı olduğunu bir çok bilim adamı söyledi, söylüyor. Ayrıca Osmanlıca yazılmış şiirler dışında çok fazla bilimsel değeri olan makale bulunmamaktadır. Yeni dile geçmekle ve dili arıtmakla kültür haznemizde bir daralma değil tam tersine bir genişleme yaratılmıştır. Matematik, geometri ve bilimsel terimlerin özellikle ilkoğretim seviyesinde bilimsel bilgilerin kolay aktarılmasında çok büyük yararı olduğunu hiç kimse yadsıyamaz.

Her toplum zaman zaman dilinde ve alfabesinde sadeleştirmeye gitme ihtiyacı duymuştur. Alfabelerin kendileri de zaman içindeki bu sadeleştirme çabalarının ürünüdür. (Fenike, ibranice, eski yunan, mısır, latin, kiril vs. alfabelerin kökeni hep birdir.) Ben Yunanistan’ı biliyorum, burada ne Latince ne de Eski Yunanca zorunlu değil bildiğim kadarıyla. Ayrıca 3000 yıllık alfabelerini de sadeleştirme ihtiyacı duymaktalar, zaman zaman bunu kendileri de ifade ediyorlar. (Yunanca’da alfabesi çok karışıktır.) Ancak alfabelerini değiştirmeye cesaret edemiyorlar. AB, Yunanistan’a Latin alfabesine geçmesi konusunda tavsiyelerde bulunmaktadır. Japonya, Çin gibi bir çok ülkede zaman zaman alfabe ve dilde sadeleştirme çalışmaları yapılmıştır. Ayrıca, harf devriminin ülkenin okuma-yazma oranını yükseltmedeki olağanüstü etkisini de kesinlikle yok sayamayız.

Geçmişte kendini muhafazakar olarak tanımlayan kesim, dildeki sadeleştirme ve yenilik hareketlerine karşı çıktığını belirtmek için yeni sözcükleri kullanmaz, eski sözcüklere sarılırdı. (Bundan 40 yıl önce yazılmış herhangi bir makaleyi okuduğunuzda yazarın siyasi görüşünü tahmin edebilirdiniz.) Oysa günümüzde, muhafazakar kesim dahi bir çok yeni sözcüğü ve arıtılmış dili kullanmakta hiç bir sakınca görmemektedir, çünkü arı bir dil kullanıldığında halka daha kolay ulaşılabildiğini kendileri de görmüşlerdir. Söz gelimi bugün kendini ‘ultra-muhafazakar’ ya da ‘yeni-osmanlıcı’ şeklinde tanımlayan T. Erdoğan’ın herhangi bir konuşmasını incelerseniz, çok sadece bir dil kullandığını ve bir ‘arı’ türkçe bir çok sözcük kullandığını görürsünüz.

Buna karşılık, sol kesim de artık yabancı kökenli sözcükleri zaman zaman kullanmaktadır. Yani halk, büyük oranda sadeleştirilmiş dili ve alfabeyi kabullenmiş, beğenmiştir.

Cumhuriyetin biraz da dayatma olan yenileşme çabaları neden bugün toplumda kabul görmemektedir? Bunun yanıtı basittir: Güzel bir başlangıçtı ama arkası gelmedi… Yani yeni cumhuriyetin değerleri halka yayılabilse, bugün ülke bir Çin örneğinde olduğu gibi gerçekten de dünyanın sayılı güçlerinden biri olabilseydi, o zaman cumhuriyetin ilkelerini ve ideallerini hiç kimse sorgulamayacaktı. Sorun, cumhuriyetin önüne koyduğu ilkelere tam olarak ulaşamamış olmasıdır.

Aynı şekilde Ak-parti ile iyice kristalleşen zihniyet de ideallerine ulaşamayacaktır, çünkü nasıl cumhuriyet hedeflerine ulaşamamasının bir çok nedeni varsa, muhafazakar kesimin de hedeflerine ulaşmasında benzer engeller ve güçlükler çıkacaktır. Çünkü her ikisi de ülkenin temel sosyo-ekonomik sorunlarını çözebilmiş değildir.

İktidarı elinde tutan, fırsatları değerlendirmekte ve halka bir şeyleri dayatmaktadır. Bunlar kısmen haklı olabilir, ama kısmen de haksız dayatmalardır ve bir süre sonra modası geçecektir.

Her ne olursa olsun, iktidarın her yaptığını beğenmek, alkışlamak aslında iktidarı kaybetme korkusundan kaynaklanmaktadır. İktidarların hiç bir önemi yoktur, halkın önemi vardır.

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

One comment

  1. asli060606

    Tayyıpın davutoğluna sewdası🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: