Engellilere Ayrımcılık?

954834_10152318206674057_964245717_n

Amerika’da bir sınıf fotoğrafı.

Bu fotoğraf olay yarattı. Engelli çocuğun ailesi okulu ‘ayrımcılık’la suçladı.

Bence bu fotoğraf aslında kasıtlı olarak ayrımcılık amacıyla çekilmemiş. Sınıf fotoğrafı çekilirken kullanılan oturak, tekerlekli sandalyedeki çocuğun gruba yanaşmasını engellemiş, onlar da bunu önemsememişler. Sonra fotoğrafı gören çocuğun annesi öfkelenmiş. Öğretmen özür dilemiş… Engelli çocuğa karşı kasıtlı bir ayrımcılık yok, demiş. Sonrasını bilmiyorum. ABD’de her şey olabilir. Kadın öğretmeni dava etmiş olabilir. Belki de öpüşüp barışmışlardır. Bu önemli değil, ben de öğretmenin kasıtlı ayrımcılık yaptığına inanmıyorum.

Benim dikkat çekmek istediğim konu başka. Bunları iki başlıkta toplayacağım.

1. Dikkat edilirse, fotoğrafta bir simetri ve kompozisyon duygusu var. Çocuklar sıranın iki yanına tem eşit mesafede oturtulmuş, Oturma düzeni piramit oluşturacak şekilde ayarlanmış. Önde 9 çocuk var, arka sırada 8 ve en arkada 5 çocuk. Dikkat edilirse, en arkadakiler de en uzun olan ortaya gelecek şekilde, boy sırasına göre yerleştirilmiş, öndeki çocuklar da robot gibi ellerini aynı şekilde kucaklarında kavuşturmuşlar. Bu kadar düzen ve simetri sapıklığı sonucunda engelli çocuğa yer kalmaz tabi. Gizli bir mesaj veriyor bu fotoğraf: “Sen simetriyi bozuyorsun, sana bizim simetrik ve makine gibi düzenli toplumda yer yok. Kıyıda köşede kalacaksın!” İşte korkutucu olan, acımasız olan bu. ABD toplumunda her şey makine gibi işlemek zorunda, herkes yerini bilmek zorunda. Sistemi bozamazsın. Hiyerarşik yapıyı değiştiremezsin.

Öğretmen çocukları böyle cetvel gibi yerleştirilmek yerine onları kendi hallerine bıraksaydı, ne olurdu? Her çocuk en sevdiği arkadaşının yanında ya da öğretmeniyle birlikte fotoğraflanmak isteyecekti. Belki de çoğu engelli arkadaşlarının sandalyesine falan oturacaklardı. O zaman ortaya ‘düzensiz’ ama mutlu, doğal bir fotoğraf çıkacaktı. Öğretmenin, ya da fotoğrafçının anlamadığı bu.

Bir ihtimal de öğretmen çocuğun yanında durabilirdi.

2. Şimdi dikkatimi çeken ikinci konuya gelelim. Engelli çocuğun yüz ifadesine dikkat edin.

954834_10152318206674057_964245717_n2

Ne var bu yüz ifadesinde? Bence milyonlarca şey var. Bir kere mutluluk var! Çocuk mutlu. Engelli ama mutlu. Pek çoğumuzun yapamadığı bir şeyi yapıyor: Gülüyor. O bu dünyada olmaktan, var olmaktan, arkadaşlarıyla, sınıfıyla birlikte olmaktan dolayı çok sevinçli… Ama kimse ona bakmıyor, çünkü fotoğraf daha önemli. İkincisi, çocuk sağa doğru kaykılmış, çünkü grubun içine dahil olmak istiyor. Beden dilini bilirsiniz, insan sevdiği kişiye doğru döndürür bedenini her zaman. İşte acı olan bu mutlu çocuğun, olmayı istediği yerde olamamasıdır. Çocuk simetri takıntısına, düzen takıntısına kurban edilmiş.

Sonuç: Bu fotoğraf düzen sapıklığı anlamında, faşist düşüncenin fotoğrafıdır.

Reklamlar

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

One comment

  1. Hamiyet KOÇOĞLU

    bizim ülkemizde 5. katta engelli olduğu halde onu yok sayıp Tse raporunu bahane ederek kabini daraltıp iç kapı yaparak tekerlekli sandalyeyle dışarıya çıkması engelleniyor BOLU BELEDİYESİ, AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ durumu site sakinlerinin ve site yönetiminin insiyatifine bırakıyor. Sonuç: ÖLÜM. Sorumlu Kim? herhalde ölendir. Yukardaki çocuğun yerinde tabiki olmak istemem. İnanın dışarıya çıkamayan babamın yüz ifadesi daha kötü oluyordu. Sonunda hayatını kaybetti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: