Hitler’i Kim Durdurdu

İkinci Dünya Savaşın’nda kimyasal, nükleer, konvansiyonel bir çok silahın denemesi yapılmış; öyleyken bu savaş bir teknoloji savaşı değil, bir insan kaynakları savaşı olmuştur. Devletlerin silah güçleri yetmeyince cepheye sürdükleri insan sayısıyla üstünlük elde etmeye çalışmışlardır.

İkinci Dünya Savaşı deyince aklımıza iki devlet gelir: ABD ve Almanya. Sanki savaş bu iki ülke arasında gerçekleşmiş gibi… Oysa durum pek de böyle değildir.

İkinci Dünya Savaşı’nda verilen kayıplar Wikipedia’ya göre şöyle:

1. Rusya ………………………………………………….. 23 milyon

2. Çin …………………………………………………….. 10-20 milyon arası

3. Almanya ……………………………………………….. 6-9 milyon arası

4. Polonya ………………………………………………… 5-6 milyon

5. Endonezya (Hollanda yönetimi altında)………………. 3-4 milyon arası

6. Japonya ………………………………………………… 2-3 milyon arası

7. Hindistan (İngiliz yönetimi altında)……………………… 1,5-2,5 milyon arası

8. Vietnam ve Kamboçya (Fransız Yönetimi altında) ……. 1-1,5 milyon arası

9. Filipinler (ABD yönetimi altında) ………………………… 500 bin ile 1,5 milyon arası

10. Yugoslavya …………………………………………….. 1 milyon

Listenin sonlarında da ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda gibi ülkeler var. Bu ülkelerin kayıpları 100 ile 500 bin arasında.

Bu arada hemen belirtelim: TÜRKİYE’NİN İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA KAYBI: SIFIR!

Şimdi resetleme zamanı… Tablodan açıkça görülüyor ki bu savaşta en çok kayıp veren ülke Rusya. Şimdi soralım: Hitler’i kim durdurdu?

Yıllarca filmlerde kendini savaşın galibi ve sonlandırıcısıymış gibi gösteren Amerikalılar değil, Ruslar!

Yine soralım: Savaş hangi ülkeler arasında gerçekleşti?

ABD ile Almanya arasında mı? Değil.

Fransa ile Almanya arasında da değil!

İngiltere ile Almanya arasında hiç değil!

Savaşın kimler arasında gerçekleştiğini anlamak için yukarıda verdiğim listeye bakmak yeterlidir.

Yahudi toplama kampındaki işkenceleri ortaya çıkaranlar, Hitler’in arşivlerini ele geçirerek bu insanlık suçlarını ortaya dökenler hep Ruslardır. Sanırım dünyanın en azından Hitler’i durdurduğu için Rusya’ya bir şükran borcu vardır.

Nazilerin inine Amerikan askerleri değil, savaşın asıl yükünü çeken Sovyet orduları girmişti.

Peki o zaman izlediğimiz onca fimde toplama kamplarından kurtulan Yahudiler neden Rus bayrağını değil de ABD bayrağını öperler? Şu çok beğenilen Oskarlı “Hayat Güzeldir” filminin sonunda toplama kampından Yahudileri kurtaranlar ABD tankları olmuştu. Peki ya gerçekler ne olacak?

Peki, ABD atom bombalarını Japonya’ya neden attı? Bu soruyu sormak da hiç aklımızdan geçmez.

Tarihi çarpıtmanın ve propaganda yapmanın en mükemmel yolunun sinema olduğunu anlamışlar, var güçleriyle kahraman Amerika masalını anlatır dururlar. Bu adamların martavallarını dinledik durduk yıllar yıllar boyunca, hep onların bakış açısından, hep onların katil namlusunun ucundan baktık dünyaya…

“Sıradan Faşizm/Ordinary Fascism” adlı filmi izleyin, anlarsınız. Bu film Ruslar tarafından yapılmış ve tamamen ele geçirilen Alman arşivlerinden yararlanarak oluşturulmuştur. Bu arşivlerde binlerce metrelik film bulunduğu söylenmektedir. Mutlak izlenmesi gereken bir filmdir. Youtube’da İngilizce’si bulunmaktadır.

“Kapıdaki Düşman/Enemy At The Gates” dışında, Rusya’nın savaştaki rolünü ve kahramanlığını ön plana çıkaran bir film izlediniz mi? Hayır. (O da zaten 2001 yapımıdır.)

Alman faşizmine karşı ilk karşı koyan, kanını sebil eden ülke Rusya’dır. 7 Kasım 1941 konuşmasını izlerseniz, durumun Stalin tarafından da bilindiğini anlarsınız. Stalin o konuşmasında, “insan kaynaklarımızı tüketemezler, zaferi böyle kazanacağız” gibisinden laflar eder. Anlaşılan o ki II. Dünya Savaşı bir silah ya da teknoloji savaşı olmaktan çok bir insan kaynakları savaşıydı.

Savaş nutuklarıyla edebiyat dalında Nobel almış (gerçekten!) Churchill denen denyoyu göklere çıkaran İngiltere’nin kaybı ne kadar? 450 bin.

Peki, işgal altında red türküleriyle yücelen Fransa’nın kaybı? 567 bin.

Peki yüce ve kahraman Amerika’nın kaybı? 418 bin. (Bunun da çoğunun zenci ve kızılderili olduğunu öğrenmek beni hiç şaşırtmazdı…)

Özetle, yukarıdaki tablodan çıkan sonuç şu: Almanya ve Rusya, Japonya ile Çin birbirlerini kırarken, parsayı ABD, Fransa ve İngiltere toplamış. Özellikle de ABD… Çünkü II. Dünya Savaşı’ndan sonra (ve özellikle de atılan iki atom bombasından sonra) dünyada yeni bir siyasi döneme girilmiş (soğuk savaş) ve bu dönemle başat biçimde ABD yerkürenin çoğunluğuna hakimiyet kurmuş, bir çok kan dökmüş, sömürmüş, yakıp yıkmıştır.

Rusya’da dünyanın bir bölümünü hakimiyeti altına almayı başarmıştır tabi, savaşın doğal neticesi olarak. (Doğu Bloku denen ülkeler, yani Varşova Paktı ülkeleri, çoğunlukla Rus etkisi altındaydı.)

Filipinli Askerler: İnsan düşünüyor şimdi, ne işi var Filipinli askerin ABD, Almanya, Rusya ve Japonya’nın savaşında? (O dönemde Filipinler ABD’nin sömürgesiydi.)

Burada da savaş kayıplarıyla ilgili güzel bir video: Mutlaka izlenmeli.

 

Aşağıdaki videoda da Hitler’in kendi ağzından Rusya’nın sürpriz savaş gücü karşısındaki şaşkınlığı… Ayrıca bu video, Hitler’in normal bir ses tonuyla konuştuğu tek kayıtlı örnektir. Hitler burada Finlandiyalı bir generalle konuşuyor:

 

 

 

Reklamlar

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

22 comments

  1. Savaşı ABD kazandı demek bence doğru değil,savaşı Müttefikler kazandı.Kazanan her ülke çok karlı çıktı.En çok ABD ve Rusya çünkü onlar abilerdi.Başka bir abi olan Almanya elendi ve sırada kalan iki abiden hangisinin eleneceği vardı ve doğal olarak bu Rusya oldu(sistemi dandikti).Soğuk Savaş’ı ABD’nin kazanması,yapıtların genelde Soğuk Savaş’ın sonuna doğru veya bittikten sonra yapılması dolayısıyla kazanan ABD gibi lanse edildi,doğal olarak(bizde bunu yaptık,Türk Sineması’nın en başarılı[bence]dram filmlerinden olan “Sezercik Küçük Mücahit” resmen Kıbrıs Savaşı’nda Türk progandası,mamafih bu işlerde ABD kadar başarılı değiliz,zira mesajı adamın direkt gözüne sokarsan o film başarısız olur.)Tarihi kazananın yazması,kaybedenin kazanana mahkum olması doğal sonuç zaten,bunu eleştirmek yanlış bence.Veya Rusya’nın insanı kaybı en fazla diye en çok işi o yaptı demek de yanlış.Rusya’yı yırtıcı memelilere benzetsek, ABD’yi virüse benzetsek,bir insanı ikisi de öldürse,yırtıcı memeli çok koştu,pençe savurdu falan deyip virüsü küçümsemek doğru olur mu?(metaforlar “cuk” oturmasa da anladın bence sen dediğimi.)ABD olabilecek en müthiş devlet olduğu için dönemine hükmediyor,tıpkı Osmanlı gibi,mamafih şu an ABD’nin duraksama devrindeyiz (bence),lakin gerilemeyi görmeye ikimizin de ömrü yetmez (bence).

  2. çok güzel açıklamalar klavyenize sağlık

  3. öncelikle resim altı….ne işi var Filipinli askerin abd Japonya savaşında demeyin…Japonlar Filipinleri savaşın hemen başında(kendi savaşlarının yani 41 sonu 42 başı) işgal ettiler…o dönem belirttiğiniz gibi Amerikan demetiminde olan Filipinler’de Amerikan ordusunun yanısıra onların eğittiği(efsane general mc Arthur) bir Filipin ordusu da vardı…doğal olarak Amerikalılarla birlikte Japonlara karşı savaştılar…
    ikincisi savaşta verilen insan kaybı ile o ülkenin savaştaki etkinliği birbiri ile aynı şiddette bir doğrudan orantı göstermez…yani SSCB’nin amerika’nın yaklaşık kırk katı insan kaybının olması aynı oranda savaşta etkin olduğu anlamına gelmez…özellikle doğuda yürütülen savaşta polonya(özellikle Yahudiler) dahil sivil kayıplar oldukça fazladır…SSCB 1942 den sonra özellikle amerika’dan oldukça yüklü miktarlarda silah yardımı almıştır….ülkelerin ürettikleri silah miktarlarına bakılacak olursa uçak tank gemi vs olarak amerikanın üretim rakamlarının diğer ülkelerin çok ilerisinde olduğu görülecektir…
    ayrıca amerikanın kendi askerine verdiği değer ve önemle bir rus askerinin hayatının değeri maalesef kıyaslanamaz…Amerika 1945 de okinava adası ele geçirilirken 20 bin civarı kayıp verince ülke kamuoyu büyük tepki gösterir…küçük bir ada için bu kadar asker kaybedilirse Japonya ana adası nasıl bir kayıpla ele geçirilecektir ?atom bombasının atılma nedenlerinden biri de inatçı japon direnişi karşısında bu ölçekte bir kaybın göze alınamamasıdır…
    ayrıca dedik ya Amerika da materyal boldur…askerini göndermeden önce düşman mevzilerini yumuşatır ( iyice bombalar.)..yer hedeflerine karşı mutlak üstünlük kurduğu hava kuvvetlerini de kullanır.. sonra piyadeyi gönderir…oysa rusya’da en ucuz olan şey insan hayatıdır….almanları biraz olsun geciktirebilmek için 2 kişiye bir tüfek düşen askerler dalga dalga alman makineli tüfeklerinin biçmesi için düşmanın üzerine gönderilir…eh almanlar bir yandan kaçanları da siyasal komiserler diğer taraftan biçtikleri için fazla insan kaybı kaçınılmazdır….
    tamamen insan kaybına odaklanmayın vesselam….evet 44 e kadar almanya ile savaşın ana yükünü hep SSCB çekmiştir….ama rusların bu kadar fazla kayıp vermesinde, insana değer vermeyen stalinist rejimin en az naziler kadar vebali vardır…

  4. Peki yüce ve kahraman Amerika’nın kaybı? 418 bin. (Bunun da çoğunun zenci ve kızılderili olduğunu öğrenmek beni hiç şaşırtmazdı…)
    demişsiniz ayrıca ama o dönemde muharip birlik olarak zenciler bir iki istisna hariç kullanılmamaktaydı.(evet zencilerin ayrı bölükleri vardı…hemen hepsi de geri hizmetlerde kullanıldılar)…ordunun dişinin kovuğuna gidecek kadar Kızılderili de kalmadığına göre onların da önemli bir oranda kullanılmadıkları kesindir..
    yani şaşırsanız iyi olur o dönemde savaşanların hemen hepsi doğma büyüme silah altına alınan beyaz Amerikalılardı:))).

    • Bu kadar etkin ve etkili, öldürmeye, imhaya yönelik bir strateji uyguladıkları için de ayrıca suçludur amerika. Gidiği her ülkede insan kaybı milyonları bulur. (Vietnam 3 milyon, Irak 1,5 milyon vs…) Öldürmeye, imha etmeye, yok etmeye programlanmış kalleş ve vicdansız bir savaş tarzı vardır. Benim için gerisi hikaye. ABD katildir.

  5. savaş tarzının vicdanlısı nasıl oluyor merak ettim doğrusu…almanların yaptıkları malum..Japonlar esirler üzerinde süngü talimleri yaptılar…milyonlarca sivil çinliyi koreliyi katlettiler…ruslar berlin’de tecavüz edilmemiş kadın bırakmadılar…amerikayı savunacak değilim..ama savaşan herkes öyle ya da böyle yeterince kirlidir…iş birazda imkan meselesi…o dönem aynı adette bomba ve uçak ruslarda olsa onları kullanmakta tereddüt mü ederlerdi sanıyorsunuz?…
    ırakta 1.5 milyon sivil öldü çok acı kabul…bir de tekbir getirerek kamere karşısında kelle koparanlarda aynı teknoloji olanaklar ve silahların olduğunu düşünün..amerikaya rahmet okutacaklarına eminim ya siz:))

  6. Sevgili Dost;

    Şunu anlamalısın ki ben antimilitarist bir dünya görüşüne sahibim… Yani savaşın her türlüsüne her zaman karşıyım; bir insan toplumunun, ülkenin ya da milletin saldırıya uğradığı zaman kendini savunması dışında her türlü savaşı saldırganca, insanlık dışı, ilkel bir eylem olarak görüyorum. Buna gereksiz milliyetçi bağımsızlık mücadeleleri dahil.

    Ancak benim buradaki eleştirilerim antimilitarist tavrın da ötesinde.

    ABD’nin savaşlarından hiç biri bildiğim kadar doğrudan doğruya kendisine yönelik bir işgal ya da saldırı yüzünden olmamıştı. Şu Pearl Harbour ve ABD ticaret gemilerinin Almanya tarafından vurulması mavalı dışında tabi. Onların da gerçekliğinden şüpheliyim ki yine de atom bombasının gerekçesi olamazdı. (Düşünsenize, Pearl Harbour askeri bir üstü. Orada donanmaya ait gemiler ve askerler vardı. Pearl Harbour nasıl yüzbinlerce sivilin öldürülmesine gerekçe olabilir?)

    Bildiğim kadarıyla ABD’nin savaşları ve saldırılarının nedenleri iki tanedir.
    1. Rejime ve ideolojisine yönelik dolaylı tehdit: Yani bu komünizm korkusu ve günümüzde de İslam korkusu ya da nefreti olmakta. Söz gelişi Vietnam’da komünist rejimin iktidara gelmesi ABD’yi korkutmuştu, çünkü Güney Doğu Asya’yı tamamen kaybedeceğini sanıyordu. Bunun ABD’ye doğrudan doğruya bir tehdit ya da işgal anlamına gelmediği açıktı oysa. Sonuç 3 milyon insan kaybı (çoğu sivil olmak üzere), ülke topraklarının üçte birinden fazlasının bombalarla zehirlenmesi… (Bildiğim kadarıyla bugün bile zehirlenen Vietnam tarlalarında ziraat yapılamıyor.) Kayıpların çoğu sivildi. Vietnam insanlık tarafından hiç bir zaman unutulmayacaktır. Bunun dışında ABD’nin ideolojik nedenlerle yaptırdığı darbelerin ve saldırıların haddi hesabı yoktur. Sadece güney Amerika yakın tarihini incelemek yeter.

    Din korkusu. Bunu da yeni görüyoruz. Geçmişte ABD savaşçı, militan müslümanları komünist rejimlere karşı desteklemiş ve silahlandırmıştı. (Afganistan’da Taliban). Yani, o kafa kesen militarist, teröristleri ABD kendi eli ile yaratmıştır. Şu an ABD’nin bize hediye ettiği bu tehdit, burnumuzun dibine kadar girmiş (Suriye) ve hatta içimize dahi girmiştir. (Niğde’de jandarmaya yönelik saldırılar, Reyhanlı saldırıları vs.) Şu an ülkede konuşlanan, silahlı bir biçimde elini kolunu sallayarak gezen bildiğimiz ve bilmediğimiz El Kaide grupları ülkemizdedir. Yakında eylemlerine ve saldırılarına hız vereceklerdir. Unutmayalım ki PKK terörü de böyle hafife alınmıştı başlarda. Üstelik El Kaide asıl büyük hedef olarak Türkiye’yi görmektedir. Suriye kurtarıldıktan sonra Türkiye’ye yönelecektir. Umarım yanılıyorumdur. Ve bu bize tamamen ABD’nin bir armağanıdır. (Yeşil Kuşak projesi: Yani, komünizmle mücedele için müslümanların örgütlenmesi, silahlandırılması.)

    2. Ekonomik nedenler. Bunlar kendi içinde bulunduğu refah seviyesinin korumak, yükseltmek adına yapılan savaşlardır. Buna petrol savaşlarını örnek olarak gösterebiliriz. Bunun dışında söz gelişi Afganistan’da (stratejik önemi dışında) aslında dünya eroin ticaretini ele geçirmek ve yönetmek için bulunduğunu sanıyorum. Belki başka bir şey de vardır, Afganistan’da zümrüt madenlerinin yüzeyden toplandığını ve Afgan halkının bu madenleri toplamasının yasak olduğunu biliyorum (bir belgeselden). Bir de Afganistan’ın stratejik konumu var tabi. (Asya’nın kontrolünü kolaylaştırıyor.)

    ABD’nin savaş nedenleri bunlardır.

    İkinci olarak: ABD dünyayı silahlandıran, silah satışı ve üretimi bakımından tabi, dünyadaki bir numaralı ülkedir. Bu konuda bir yazım da var. Dünya’da üretilen ve satılan silahların %60 civarı ABD tarafından oluyor.

    ABD askerlerini direk öldürmeye şartlanacak şekilde eğitmektedir. Bu nedenle bir ABD askerinin ölü başına öldürme oranı aşırı derecede yüksektir. Yani ölen her bir ABD’liye karşın çoğunluğu sivil olmak üzere ölen binlerce Iraklı var ki ABD’ye karşı hiç bir tehdit oluşturmamaktaydı bu siviller. Bu ölümlerin çoğu haksız yere, şüphe üzerine, aramalar sırasında vs. olmaktadır. Bunun bir çok örneğini verebilirim. Hatta bunların bir kısmı Wikileaks’da ortaya çıkartıldı.

    Aramalar sırasında bütün ailesi ABD’li askerler tarafından yok edilen küçük çocuğun fotoğrafını görmemiş olamazsın. Ya da bilgisayar oyunu oynar gibi drone’tar tarafından katledilen Afganlıları… Ya da Irak’ta sırf şüphe üzerine helikopterden katledilen sivilleri… Bunlar sadece bize sızan bilgiler… Bizim haberimiz olmayan nice katliamlar ve cinayetler işlendiği kesindir.

    NATO üyeliği için ülkede üs kurulduğunda Türkiye’ye gelen ABD’li asker ve çavuşların işledikleri suçları ve cinayetleri anlatmama gerek yok, internetten araştırırsan bulursun. (Tecavüze uğrayan, öldürülen bir sürü insanımız var ve hiç birinin de hakkı aranmamıştır. 6. filonun denize dökülmesinin sebebi sence sadece kofti bir vatanseverlikten mi ibaretti?)

    Tek kötü ABD mi? Diğerleri masum mu?

    Elbette hayır. Ama ABD çok sistematik ve haksızca saldırılarda bulunuyor dünya halklarına… Ve sonunu da yaptığı bu haksızlıklar getirecektir emin olabilirsin.

    Dikkat edersen, benim anlatmaya çalıştığım şu. Milyonlarca kayıp veren Filipinlilerden hiç bir filmde falan bahsedildiğini duymazsınız. Sanırsınız savaş sadece Almanya, ABD ve Japonya arasında olmuş. Oysa ki kayıp sayılarına baktığımızda başka bir tablo görüyoruz. Kahraman ABD masalı gerçek değildir.

    Ve dikkat edersen şöyle söylemiyorum: “Almanlar Rusya’yı işgal ettikleri zaman tecavüz edilmedik Rus kadın bırakmadılar, bunun karşılığında Ruslar da Almanlara…” Hayır, böyle söylemiyorum çünkü her ikisi de savaşın mide bulandırıcı bir gerçeğidir ne yazık ki…

    Günümüzün firavunluğu rolünü gönüllü olarak üstlenen, sırıtan, insanları öldürürken espri yapan, kendini ölüm meleği sanan eli kanlı bir ABD çavuşunun fotoğrafı kalacak zihinlerde… Gelecek kuşaklar tarafından işte bu fotoğrafın suratına tükürülecek. Durum bu.

  7. ramazan

    O sukran borcu oldugumuz ruslar hitler stalingrand’a gelene kadar napiodu acaba 🙂

  8. Hitler Paris’i isgal ettiginde, Stalin tebrik yolladi.
    Stalin ve Hitler ilk baslarda kankaydi. Japonya’ya karsi ortak saldirmazlik anlasmasi yaptilar.
    Rusya’daki sosyalist rejimi kurduran Almanlardi.
    Tek bilinmeyenli denklemler kurmak yanlis.

    Hitlerin yaninda duran Fransizlar ayri bir konu.

    ABD’nin de hemen super bir dev olamadigini goruyoruz. 3 yil kadar bu saldiraya hazirlanmislar. Uretimleri yetmemis. Cok acayip ve muazzam tank ve ucak uretimleri yapilmis.

    Eger Hitler Rusya’ya saldirmasaydi, ne ABD ne de digerleri karsi cikacakti.
    Rusya’yi koruyan hep Ingilizler ve ABD;liler.

  9. Anil

    Savaştan çok fazla asker zaiyatı ile çıkmak demek o savaşın belirleyicisi olmak demek değil ki. Çin 2. Dünya savaşında milyonlarca askerini kaybetti ama Japonya’yı yenen asıl güç ABD’ydi. Hiçkimse Çin’in ABD olmadan Japonya’yı yenebileceğini düşünemez bile. Benzer bir durum Sovyetler için de geçerli. Savaşta asker zayiatından çok üretim rakamlarına bakmak gerekli. ABD Uçak, Tank, Top, jeep vb… askeri araç üretiminde lider konumundaydı. Bütün mihver devletleriyle savaşıyordu. Britanya ve Rusya’yı lend-lease yardımlarıyla da ayakta tutuyordu. Kuzey Afrika’da, Sicilya’da, Normandiya’da, Pasifikte aynı anda çıkartmalar yapıp bir de üstüne Mihver devletlerinin üretim ve petrol tesislerini sürekli bombalayabiliyordu.

    Evet Nazilerin yenilmesinde Sovyetler’in de payı büyük ama ben pay olarak dağıtırsak %60 ABD-Britanya %40 Sovyetler diyorum.

  10. Anil

    Ayrıca dünyada Sovyetler’in gerçek kaybını kimse bilmemektedir 20 milyon ve üzeri gösterilen rakamlar nazi kaynaklıdır. Bu yüzden bu rakamlar savaş sırasında halklarına moral olsun diye yüksek gösterilmiştir.

  11. mahmut alkan

    sovyetler amerikanın ciddi silah yardımı ile ve işgal ettiği tüm diğer milletlerden aldığı askerlerle almanlara üstünlük sağladı.Bir savaşın galibini verilen kayıplar belirlemez.Teknolojisi alt seviye olan sovyetler insanlarını savaşta öne sürerek almanları durdurmak istedi. Haliyle de kayıpları çok arttı.Abd ve ingiltere sovyetler kadar kayıp vermedi. Zira kara sınırları yoktu.fransa ve diğer avrupa devletleri teslim oldukları için kayıpları fazla olmadı.

  12. mustafa ağabey

    Hitler nazizim siyasetini savunuyordu bu nedenle birçok yahudiyi katletti.İtalya’da Benito Musssolini yine yayılma siyaseti gidiyordu,rusyada lenin ve stalin yine yayılma siyaseti yapıyordu.Japonya ABD üssüne ait olan pearl harbour baskınını yaptı.Tek yayılmacı siyaset yapmayan dev adam Atatürktü ona göre her şey Yurtta SULH CİHANDA SULHTU.Bu nedenle ABD ‘de İngilterede -fransada sömürge ve emperyalizm siyaseti yapıyorlardı daha sonra bu manda ve himayeye döndü ingiltere yıllardır orta doğuda Arapları Suriyeyi Irağı Fas Tunus ve Cezayiri sömürdü.Şerif hüseyine İngiltere siyasi vaatlerde bulundular PARA yardımı teklif ettiler böylece halifelik naneyi yedi.Enver paşa Alman hayranıydı o da Türklüğün savunucusu idi ama Sarıkamışta onca askerimizin şehit olmasına sebep oldu.Malesef yine Türkün Türkten başka dostu yoktur.Rusya desen kominizmi yaymaya çalışıyor.Malesef tarihte hep ABD SÜPER güçtü bu siyasi olayların içine girip çıkına aşk olsun.Molotof planları ,marshall amerika yardımları,Komınıst Varsova paktları hem bencilce çıkarlar bunların arkasında kim var kimler var belirsiz…Ama su gerçek jeopolıtık önemden sanırım Türkiye hep sömürülmeye çalışıldı Oysa Osmanlı hoşgörulüydü neticede ne oldu Avrupaya kadar hakimken tarih sahnesinden silindik Türkiye ile sınırlı kaldık yurtta sulh cihanda sulh lafıyla avunduk durduk Ama Atatürk en akılllı ve zeki lider idi Venizilosun dediği ve time magazın gazetesinde sectiği gibi.

  13. Kadir

    Bir şey belirtmek isterim. Sovyet kayıpları arasında
    Türkmenler
    Kazaklar
    Azeriler
    Tatarlar
    Çeçenler
    Çerkezler
    Abazalar
    Çuvaşlar
    Nogaylar vb.
    vardır. Çünkü 2. dünya savaşı öncesi Sovyetler Birliği bünyesinde bu ülkeler bulunmaktaydı.

  14. Anıl

    Sovyetlerin askeri teknolojileri Nazilerden daha iyiydi. Naziler neredeyse hiçbir işe yaramayacak uçuk kaçık kullanışsız silahlara bütün kaynaklarını dökerken Sovyetler ise gösterişten uzak işe yararlığı dikkate alarak üretimlerini sürdürdü. t-34 mesela maliyet/fayda açısından dönemin açık ara en iyi tankıydı. Almanya ise bunlara karşı koyamadığından zaten sonraki yıllarda panzer serilerini üretti. Ama bunlar da çok hantal maliyetli ve manevra kabiliyeti düşüktü.

    Sovyetler teknoloji olarak geri olsaydı savaş bittikten birkaç yıl sonra atom bombası test edebilir miydi?

    • Haklısınız, zaten son videoda Hitler, Sovyetlerin silah gücü karşısındaki şaşkınlığını defaaten dile getiriyor. Sovyetlerin 35 bin tanka sahip olduğunu öğrenmekten büyük bir şaşkınlık duyduğunu, eğer önceden kendisine böyle bir şey söylense, kesinlikle inanmayacağını belirtiyor.

      Ancak, zamanın şartlarına göre, İkinci Dünya Savaşı yeni silahların denendiği, savaşın insan gücünden çok, silah gücüne dayandırılmaya çalışıldığı bir savaş olsa da, yine de bu savaş sırasında büyük bir insan gücü, insan kaynakları potansiyeli harcanmıştır, bu gerçeği değiştiremeyiz. Silahlar insan öldürmek için kullanılmıştır, silahların gücüne karşı yeterli önlem alınamamıştır. Bu da kayıp sayısını arttırdı. Ayrıca hijyenik şartların yetersizliği vs. nedenler de insan kaybını arttırmıştır. Bütün bunlara savaş liderlerinin (Hitler, Stalin vs.) acımasızca kitleleri ileri sürmekten çekinmemesini de ekleyin. Bu nedenle 2. dünya savaşı tarihin belki de en kanlı savaşıdır diyebiliriz.

  15. Gerek yok

    Rusya Almanya ile müttefik olarak 2.Dünya savaşına girdi.
    Rusya 2.Dünya savaşını başlatan Almanya’nın müttefiki oldu.
    Sonradan Stalin ve Adolf anlaşamadılar ve Adolf Sovyet Rusya’ya saldırdı.
    Rusya Dünya’yı kurtarmak için savaşmadı Adolf’un, Stalin’e yapacağını yapmak için Adolfu yok etmek Almanya’yı işgal etmek ardındın dan da Dünya’ya kontrol altına almak için saldırdı.
    Amerika’nın savaşla hiç bir ilgisi yoktu.
    Açıkçası girmek için bir sebebi de.
    Amerika 1942 sonunda savaşa dahil olunca Dünya’nın seyri değişti.
    Ayrıca Rusya’nın Almanlara dayanması için Amerika’dan aldığı desteği yok saymak sadece aymazlıktır.
    Kısaca Rusya’ya bir bok borcumuz yok.
    Hatta Rusya Almanya ile müttefik olup Dünya’yı ele geçirmeye çalıştığı için gerek bedelin çok azını ödedi.
    Devam eden yıllarda da Sovyet Rusya Dünya’yı ele geçirme sevdasından vazgeçmedi .

    Rusya’ya nasıl bir borcunuz olduğunu bilmiyorum, Adolf gibi bir katil psikopat tarafından kontrol edilen Stalin Rusya’sına ancak bir ruh hastası kendini borçlu hisseder.

    Ama Amerika’ya Dünya en azından 2.Dünya savaşı için çok şey borçlu..

    • Ruslar iyidir, onlara borcumuz var demedim. Sadece “hitler’i ruslar durdurdu” dedim. Hitler’i ruslar durdurdu ama biz “amerikalılar durdurdu” sanıyoruz dedim. Yiğidi öldür hakkını ver dedim. Sezar’ın hakkı Sezar’a dedim… Yazdıklarım Rus hayranlığı olarak algılandı heralde. Ruslara gıcıksınız anladığım kadarıyla, peki Amerikalılara da gıcık olun. Son 50 yılda binlerce darbe, savaş, suikast vs.’nin arkasında ABD var… Ruslar da az bok değildir, ama Amerikalılar da az bok değildir. İkisi de az değildir. Birini yerip ötekini övmek niye?

      • Gerek yok

        Ben kimseye gıcık değilim.
        Yazdıklarım gerçekler.
        Rusya Almanya kadar asker kaybetti çünkü ikiside Dünyayı ele geçirmek istiyordu o dönem.
        Amerika 2. Dünya savaşının seyrini değiştirmiştir.
        Ben Rusya ya gıcık değilim ama sizin Amerika düşmanı olduğunuz yazınızdan belli oluyor.
        Beni Rusyaya gıcık ve amerikan hayranı ilan etmenizde de anlaşılıyor taraflılığınız.
        Bir daha söylüyorum Rusya Dünya için değil Stalin için savaşıp öldü.
        Stalin Adolf kadar cinayette ve ölüme sebep oldu.
        Amerika Dünya yi o dönem kurtardı eğer savaşa girmeseydi Rusya’ya maddi yardımda bulunmasaydı, bu gün çok yüksek bir ihtimaille Almanya Rusyayi çoktan ezmişti ve bu gün Nazi Almanyası etkisinde olan bir dünyada yaşıyor olurduk.

        Bu gerçekleri görmemek ve kabul etmemek tarihi anlatmak değil taraflı tarihi anlatmaktır.

      • Saçmalıyorsunuz. Ben ne amerikan hayranıyım ne rus… Aynı zamanda ikisine de özel bir gıcıklığım yoktur.
        2. dünya savaşında dünyayı Amerika kurtarmadı, Almanları Ruslar durdurdu.
        Ruslar olmasaydı, Almanlar yine kaybedecekti.
        Çünkü stratejik olarak Almanya gibi bir devletin savaşı kazanması imkansızdı, ne kadar güçlü olursa olsun. Bu mantıksal olarak imkansızdır. Keza, hiç bir devletin dünyayı ele geçirmesi mümkün değildir.
        Almanya Avrupa’nın ortasında bir devlettir. Genişledikçe zayıflar, tıpkı şişen bir balon gibi.
        Almanya’nın sınırları genişledikçe, zayıflayacaktı kaçınılmaz olarak.
        Sırtını dayayabileceği doğal bir korunak yoktu, dağlar, çöller ya da okyanuslar gibi….
        Etrafı güçlü devletler tarafından kuşatılmıştı.
        Bütün cephelerde aynı anda savaşamazdı.
        Zaten savaşı kaybetmeye mahkumdu.
        Dikkat edersen, ben de “Ruslar Almanları yendi” demiyorum, “Ruslar Almanları durdurdu” diyorum.
        Yani ruslar bir bariyer oluşturmuşlar ve çok şiddetli bir savaş vermişlerdir.
        Burada ruslar stalin için mi savaşıyordu, ideolojileri için mi savaşıyordu bir önemi yok.
        Aslında Ruslar bu savaşta çok gereksiz yere insan kaybetmişlerdir. Stalin Almanya’nın silah gücü ile rekabet edemiyordu, onun yerine kitleleri ileri sürüyordu. Yani “bizim sayımız çok, ölüme süreceğim çok adam var” diye kötü bir savaş taktiği ile saldırdı Almanya’ya…
        Çok gereksiz insan kaybetti.
        Oysa Amerika ne yaptı? (İngiltere, Fransa vs. gibi…) Bekledi bekledi, en zayıf anında savaşa girdi ve parsayı topladı.
        Rusya ise kaybettiği 20 milyonla kaldı.
        Ama sonuç olarak, Almanları ABD’ler değil Ruslar durdurmuştur. Komplekse girmeye gerek yok. Tarih böyle söylüyor.
        Ama savaşı ABD kazanmıştır. Çünkü yendiği devletlerin anayasasını yeni baştan yazmış, dünyanın efendisi olmuştur.
        Ruslar ise kaybettikleriyle kaldılar. Stratejik olarak pek doğru bir hareket değil bence.
        Gerçi askeri strateji analizi yapamam, belki de Rusyayı böyle davranmaya iten haklı gerekçeler de olabilirdi… Ama burdan bakınca pek de öyle görünmüyor. Belki de Almanlar Rusları yenseydi, Rusyayı işgal etselerdi, tarihin akışı değişirdi. Ama sanmıyorum.
        Bir devleti yenmek, ille de dünyaya hakim olmak anlamına gelmeyebilir.

  16. Anil

    Sovyetler, Almanların müttefiki filan değildi. Polonya’nın batısını almış olmalarının sebebi ise sonraki Alman müdahalesine karşı tampon bölge kurmaktı. Stalin ve Hitler’in anlaşamama gibi bir durumu yok zaten birbirlerine eninde sonunda saldıracaklarını biliyorlardı sadece Stalin Almanların bu kadar erken saldıracaklarını bilmiyordu. Sovyetler Almanlar’ı ABD olmadan da yenerdi. Sovyetlerin ve Nazilerin üretim rakamların bakalım Sovyetler her alanda Nazileri katlamış vaziyetteydi askeri araçları sayıca hem kat be kat dah fazlaydı hem de daha kaliteliydi. Ayrıca Naziler gibi hammadde sıkıntıları da yoktu. yani Naziler’in Sovyetleri yenme gibi bir ihtimali yoktu gibi birşeydi.

    İkinci dünya savaşını azıcık bilen bir insan Nazileri yenmede aslan payının Sovyetlere ait olduğunu bilir. Nazilerin ABD ile olan savaşları, Sovyetlerinkine kıyasla mahalle kavgası gibi kalır. Sonuçta 5 Alman askerinden 4’ü doğu cephesinde ölmüş. Bu bile fikir verme açısından yeterli.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: