Türk Pop Müziği Denen Zavallılık—1

90’lı yıllarda Sezen Aksu’nun “Geri Dön” albümüyle birlikte pop müziğin yükselmesine hepimiz sevinmiştik. Çünkü arabesk denen kötü müziği dinlemek istemeyenlerin yabancı müzik dinlemekten başka alternatifi yoktu.

Arabesk furyası nihayet bitmek üzereydi. Arabesk kültürün alt yapısını oluşturan köyden şehre göç etmiş 2. kuşak yaşlanmıştı. Yeni gelen kuşak yapı itibarıyla yine arabesk olmasına rağmen, kıyısından köşesinden şehir kültürüne adapte olmaya başlamıştı. Artık kız arkadaş bulabiliyordu mesela. Cinsel duyguları eski kuşak kadar çarpık değildi.

Ancak, Sezen Aksu’nun yetiştirdiği kuşaktan sonra pop müzik de kısa zamanda arabeskleşti.

Sonra müzik piyayasının kurtları “almancı”ları keşfettiler. Ne de olsa arabeskçi olmak isteyen garibanları yeterince sömürmüş, bu sayede palazlanmışlardı. (Muhsin Bey filmini anımsayalım.) Şimdi daha yağlı bir kaz sürüsü bulmuşlardı. Kısa zamanda tezgah kuruldu. Albüm yapmak için en az 200 – 300 milyarlarını alıyorlar; albüm tanıtımı için anlaşmalı televizyon programlarına para karşılığında bu çocukları çıkarıyorlardı. (Beyaz Show, Okan Bayülgen, Kral TV falan…) Bu çocukları bir haftada meşhur ediveriyorlardı. Bu küçük yıldızcıklar parlayıp parlayıp sönmeye başladılar. TV’yi her açtığımızda yeni bir popçu çıkıyordu karşımıza… Beyaz şovda falan sanki kırk yılın ünlüsüymüş gibi davranıyor; yılların kaşarlanmış televizyon programcıları tarafından da öyleymiş gibi muamele görüyorlardı. Sonra aradan bir ay geçmeden adlarını sanlarını bir daha duymaz oluyorduk.

Ne oluyordu da bu çocuklar birden bire ortadan kayboluyorlardı?

Çok basit: Paraları bitiyordu.

Olay şöyle gelişiyordu. Almancı gençlerden az buçuk şarkı söyleyebilen tipler (çoğunlukla işsiz ve okumamış tipler…) Tarkan’ın başarısını görüp ünlü olma hevesine kapılıyorlardı. Ancak Almanya’da ünlü olmaları çok zordu. İkinci alternatif tabii ki Türkiye’ydi. Türkiye’de büyük ve cahil bir nüfus vardı. Bağlantı kurdukları yapımcılar onları anlaşmalı oldukları piyasa kurtlarına (komisyon karşılığında) yönlendiriyordu. Bu piyasa kurtları gençten para istiyordu. Albüm için, TV programlarına ve haber bültenlerine çıkmak için, klip çekimi için vs.

Genç annesine babasına yalvarıyor, para istiyordu. Almancı aileler de bir umutla bir ev parasını gözden çıkarıyorlardı. Zaten yıllardır çalışıp bir sürü para biriktirmişlerdi. Bu paraların bir kısmını müslüman geçinen dolandırıcılara kaptırdılar, bir kısmıyla Türkiye’de ev ve yazlık aldılar (ölü yatırım.) Bir kısmını da çocuklarının popçu olması için harcasalar ne olacaktı!

Nitekim, ya Türkiye’deki bir evlerini sattılar ya da biriktirdikleri paranın bir kısmını çocuklarına verdiler. Almancı bebeler bu paraları kurt yapımcılara kaptırdılar. Bir hafta on gün, bilemedin bir aylık bir şöhret rüyası yaşamak için…

İçlerinde başarılı olan iki üç kişi de çıkmıştı tabii… Ama geri kalan sadece dolandırılmış ve sömürülmüştü.

Tarkan gibi bazıları fena değildi. Ancak onu taklit eden o kadar çok tip çıktı ki piyasaya, bir süre sonra bunlardan midemiz bulanmaya başladı.

Bu piyasa kurtları medyayı, televizyonu, halkı, müzikseverleri kendi çıkarları için kullandılar. Sonuç itibariyle topladıkları paranın bir kısmını tekrar müziğe yatırsalardı, bir nebze olsun onları anlayışla karşılayabilirdim. Ama kazandıkları paraları yediler. Müzik araştırmalarını desteklemediler, avangard sanatçıları korumadılar; kaliteli, eğitimli müzisyenleri işe almadılar, stüdyoların teknolojik alt yasınına yatırım yapmadılar. Bir müzik enstitüsü ya da üniversitesi kurmadılar. Tek düşündükleri paraydı. Haydan gelen huya gidiyordu.

Gerçi bu durum Türkiye’de bütün sektörler için böyledir… Müzik sektörü istisna değil. Sinema, dizi, yayıncılık, politika, inşaat sektörleri hep aynı yağmacı, çıkarcı, parsacı tiplerle doludur…

Sadece bu yağmacılar mı suçlu? Televizyoncular, gazeteciler, dinleyiciler suçlu değil mi?

Gözlerimizin önünde cereyan eden sahtekarlıklara ve bu yağmayı nasıl oldu da fark edemedik?

Türk Pop Müziği Denen Zavallılık—2

Cazın Bir Tanımı

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

2 comments

  1. Geri bildirim: Türk Pop Müziği Denen Zavallılık—2 «

  2. Geri bildirim: Cazın Bir Tanımı (Kendi Anladığım Biçimde…) «

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: