Sağlığımıza Gerçekten Ne Zararlı?

Günlük hayatımızda kullandığımız her şeyden şüpheleniyoruz: Cep telefonları, mikrodalga fırınlar, kablosuz ağlar, baz istasyonları… Bunların zararlı olup olmadığına dair henüz hiç bir bilimsel kanıt bulunamamıştır. Öyleyken biz şüphelenmeye devam ediyoruz…

Peki, bunların zararlı olup olmadığını bir kenara bırakalım şimdi…

Ben size gerçekten zararlı olan bazı şeyler göstermek istiyorum:

1. DÜNYA: Şaka yapmıyorum, dünya büyük bir radyasyon kaynağıdır. Yerkabuğunda bulunan doğal uranyum bozunması dünyayı zararlı bir radyasyon kaynağı haline getirir… Bu radyasyon, Elektromanyetik radyasyondan (yani ışıktan) çok daha zararlı olan alfa, beta ve gama ışınlarını içerir. Dünyanın yaydığı doğal radyasyondan kaçamazsınız. Duymuşsundur, “doğal dozun 10 katı radyasyona maruz kalmış” gibi ifadeler kullanılır. Burada doğal doz, dünyanın yaydığı ışınım miktarıdır. Ondan kurtulamayız. Ondan kurtulmak için evlerimizin tabanını, yolları falan kurşundan yapmamız gerekir. O zaman da kurşun zehirlenmesine uğrarız, ki bu daha tehlikelidir. Hani bazen “adam sigara falan içmezdi, nasıl kanser oldu?” derler ya… İşte bu tür kanserlerin bir kısmını dünya kaynaklı radyasyonun tetiklediği düşünülmektedir.2. GÜNEŞ: Güneş cep telefonundan milyonlarca kat daha zararlı bir radyasyon kaynağıdır. Güneşten gelen morötesi ışınlar deri kanserlerinin en önemli nedenidir. Siz cep telefonunu ütüyü düşünürken, güneş sizi yakıp kavurur. Aklı olan plajda malak gibi yatmaz. Kremlerin falan da sandığınız gibi faydası yoktur. Hem güneş sadece plajda zarar verir sanmayın, sağlıklı sandığınız dağlardaki mor ötesi ışınlar deniz kenarındakinden daha da fazladır. Çünkü dağların tepesinde atmosfer daha incedir.
3. OKSİJEN: Sağlık kaynağı sandığımız oksijen aslında vücut dokularımıza en büyük zararı verir. Çünkü oksijen çok aktif bir maddedir. Bedenimizin yapısını oluşturan organik bileşiklerle reaksiyona girer ve onları bozar. Bu reaksiyonlar sonucunda serbest radikaller denen zararlı bileşikler oluşturur. Çok fazla oksijen dokulara zarar verir. Oksijeni çok kullanan kuşların (uçtukları için çok fazla enerji kullanırlar, bu yüzden de daha fazla oksijene ihtiyaç duyarlar) sersest radikallerle etkili bir biçimde mücadele edecek bir metabolizma geliştirdikleri düşünülmektedir. Kuşların aynı kütledeki memelilere göre daha uzun yaşamasının nedenlerinden biri olarak da bu metabolizmaları gösterilmektedir.
Reklamlar

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: