Düğünler Niye Yapılır?

Şatafatlı, tantanalı, gürültülü düğünleri pek sevmem. Bir düğüne en fazla bir kaç saat dayanabilirim. 7 gün 7 gece süren düğün yapanlar varmış duyduğuma göre. Allah bu dangalaklara akıl fikir versin.

Bence insanlar düğünlere harcayacakları paralarla güzel bir tatil yapsalar daha iyi olur.

Peki madem, insanlar niye düğün yapar?

Bence bunun iki nedeni vardır:

1. Gariban asosyal gençlerimizin karşı cinsi giyinmiş kuşanmış bir şekilde gördükleri tek yer düğünlerdir.

2. Düğünler ne denli şatafatlı, ne denli masraflı, ne denli kalabalık olursa, evlilikten dönmek o denli zordur.

Batılılar gibi sade bir nikah töreniyle evlenseydik, o zaman ondan dönmek de kolay olurdu.

Ancak toplum böyle sade törenlere karşıdır. Sebebi de geri dönüşü zorlaştırmaktır.

Yoksa işsiz güçsüz, yeni yetme, eğitimsiz, bencil piçlerle; mesleksiz, yeteneksiz budala kızların kurdukları “yuva”nın ne istikrarı olacak?

İlk kavgada ayrılmaya kalkar böyle tipler. Nitekim, bazı taşrada bir çok aile parçalanmış, çocuklara büyük anneler, büyük babalar bakıyor. Karı koca çoktan boşanmış. Biri kaçmış, öteki serseri…

Evlilik ve de çocuk yetiştirme, bence ehliyete bağlanması gereken kurumlardır.

Ancak birbiriyle evlendirilen şımarık, sorumsuz denyoları nasıl bir arada tutacaksın? Öyle şatafatlı düğünler yapacaksın ki manevi yükümlülük altına girsinler de boşanmasınlar.

Olay budur.

Bu meseleyi de resetlemiş bulunmaktayız sevgili Taş Duvar, anladıysan tabii.

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

One comment

  1. dengesizdeli

    Şatafatlı ve gösterişli düğünlerin pratik sebebi dediğiniz gibi belki evlilikler kalıcı olsun diye olabilir. Fakat bence bunun biraz daha derinindeki sebebe inersek Türk toplumunun daha evliliğin ne olduğunu kavramaması. Bizde evliliğe çok büyük anlamlar yüklenir ve kutsallaştırılır, boşanmak haram yapılır çiftlere adeta. Tabi ki bu durum özellikle kırsal kesimlerde daha yaygındır. Neden? Çünkü genelde kırsal kesimlerdeki insanlar kadın erkek ilişkileri ve evlilik kurumu gibi konularda çok da fazla bilgi sahibi olmayıp üzerine kafa yormadığı için, aileden-atadan gelen geleneklerle evliliğin yıkılmaz birer tabu olduğunu düşünürler ki bence bu çok vahim bir hatadır. Türkiye’de benim çevremde gördüğüm istisnasız tüm evlilikler açık bir şekilde mutsuzlukla dolu çünkü çiftler evliliğin ve genel olarak ilişkinin birbirlerini kontrol altına alıp sürekli gözetim altında tutma olarak algılıyor ki bu bireyin özgürlüğüne yapılmış çok büyük bir ihlaldir. Bunun da sebebi çiftlerdeki ne olursa olsun aynı evde yaşamak-acısıyla tatlısıyla masalı yani- aynı yastığa baş koymak ve o aynı yaşama ortamında birbrilerinin nefes alma sahalarına kadar girip rahat hareket ettirmeme dürtüsüdür. Ki şu meşhur “beni boğuyorsun!” sitemi de buradan gelir. Bana göre bu sorunların nispeten de olsa azaltılması için modern dediğimiz bireylerin akıllarındaki ortaçağ kölelik düzenini aratmayan evlilik kurumlarını düzeltip daha insancıl bir yapıya kavuşturmalarından geçer. Saygılarımla..

    dengesizdeli.wordpress.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: