Örtünmek-Açılmak

Örtünmek açılmak meselesi ülkemizde dini yönden çok tartışıldı, tartışılıyor. Ancak ben örtünme meselesini din dışı bir yaklaşımla ele alacağım.

Soru: Örtünme sağlık açısından yararlı mıdır?

El Cevab: Evet. Örtünmek güneşten korunma ihtiyacından doğmuştur. Güneşli coğrafyalarda insanlar örtünürler. Çinliler kararmamak için her taraflarını, ellerini bile örterler. Keza Arap ülkeleri de iyice örtünürler. Akdeniz’in kıyılarında örtünme yaygındır. Eski Yunan (Bizans) insanları da örtünüyordu. Eski İranlılar (Persler) de keza aynı şekilde. Araplarda örtünme İslamiyet’ten önce de vardı. Örtünen toplumlarda cilt kanseri vakaları az görülür, cilt yaşlanması da en az seviyeye iner.

Sürekli güneş gördüğü için yüzünün bir yanı diğerine göre daha çok kırışan kamyon soförü. Güneş ışınlarının zararlı etkilerini açıkça ortaya koymakta.

Ancak kara derililer güneşe karşı doğal olarak korunmalı olduğundan örtünmelerine gerek kalmaz; bu nedenle genellikle yarı çıplak yaşarlar.

Az güneş alan coğrafyanın insanı açık tenli olmak zorundadır; koyuu tenli olsalardı D vitamini eksikliği çekerlerdi. Bu nedenle güneşi her gördüklerinde soyunup dökünürler. Bu aslında iç güdüsel bir davranıştır. (Derinin D vitamini üretmesi için güneş gerekli.)

Koyu tenlilerin ciltlerinde bol miktarda melanin pigmenti bulunur. Bu pigment güneşten gelen zararlı ışınlara karşı koruma sağlar. Buna karşılık koyu tenli insanlar kuzeye göç ettiklerinde D vitamini eksikliği çekerler. Bu nedenle Amerikan zencilerinin tenleri, önceki kuşaklara göre açılmıştır. Bu da doğal seçilime bir örnektir.

İnsanların cilt rengine göre çizilen dünya haritası ile güneşlenme miktarını gösteren dünya haritası karşılaştırıldığında, iki haritanın aynı olduğu görülür.

Güneş kremlerinin tanıtımı amacıyla çekilmiş aşağıdaki videoda, insanlara ultraviyole kamerayla çekilmiş kendi görüntüleri izlettiriliyor. Ultraviyole ışınları güneşten gelen ve cilt yaşlanmasına neden olan ışınlardır. Videoda dikkati çeken noktalar şunlar:

1. Normal kamerayla ve insan gözüyle görünmeyen hasarlar ciltte oluşmuştur ama görünmemektedir.

2. Gençlerde bile bu yaşlanma belirtileri mevcuttur: Kırışıklıklar, benekler, çiller vs.

3. Çocukların ciltleri henüz güneşten yeterince zarar görmemiştir ve pürüzsüzdür.

4. Zencilerin ciltleri,  doğal olarak sahip oldukları koruyucu bir pigment olan melanin sayesinde daha pürüzsüzdür.

5. Camdan yapılmış normal gözlükler uv kamera ile siyah görünür, çünkü cam uv ışınlarını geçirmez.

6. Güneş kremi sürülen yüzler uv kamerada siyah görünür, çünkü bu kremler uv ışınlarını geçirmez. (UV ışınları altında siyahtırlar.)

Soru: Açılmanın bir yararı var mıdır?

El Cevab: Elbette vardır.

Açılıp saçılan toplumda insan bedeni göz önünde olduğundan, bedeni güzel olan insanlar hemen dikkat çeker. Beden güzelliğine sahip olan kadın ve erkeklerin eş bulma şansı artar ve bu da doğal seçilime neden olur. Dolayısıyla, açılıp saçılan nesiller bedensel olarak güzelleşir.

Bunun en güzel örneği Ruslardır. Rusların uzun boylu, ince belli yapıda ve güzel bedenli olduklarını Antalya’da tatil yapan herkes bilir.

Ayrıca Orta ve Güney Afrika insanlarının bedeni de aynı şekilde güzeldir. Çünkü bu insanlar örtünmezler. Bedenlerini gizlemezler, bu nedenle de zaman içinde bedenleri güzelleşmiştir. (Daha doğrusu güzel bedenli insanlar daha çok evlenmiş, daha çok yavru yapmış, nüfus içindeki oranları artmıştır.) Buna doğal seçilim denir.

Bizim örtünen toplumlarımızın ise bedensel güzellik yönünden hiç şansı yoktur. Kapalı toplumlarda beden gizlidir, bu nedenle çirkin bedenli insanlar evlenme şansı yakalar. Dolayısı ile güzel bedenli insanlar seçilip, yaygınlaşamaz. Bizde erkeklerin eşlerini hep kadınlar seçmiştir yıllar boyunca. Kadınlar, kadınca bir kıskançlık duygusuyla güzel kadınları değil de çirkin olanları seçmişlerdir oğullarına ve erkek kardeşlerine eş olarak… Bunu Ömer Seyfettin bir hikayesinde çok güzel anlatmıştır.

Bizim gibi örtünen toplumlarda gözler açıkta olduğu için, kadının güzel gözlüsü ve çarşaf içinde belli olan dolgun, balık etlisi güzel bulunmuş ve seçilmiştir.

Eğer toplum bugün açılıp saçılmaya başlasa, bir kaç nesil sonra insanlarımızın bedenlerinde bir güzelleşme olacaktır. Nitekim, halkın plajlardan yararlanmaya başlaması ile birlikte, her sene sahiller daha da güzel Türk kızları ile dolmaya başladı.

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

4 comments

  1. Birkaç sorum olacak: 1) Tıpkı Amerikan zencisi gibi sarışın ve beyaz tenli bir Rus çok güneşli yerlere gitse birkaç nesil sonrasının teni koyulaşır mı? Veya buğday tenli ve kumral biri İskandinavya’ ya falan gitse birkaç nesil sonra sarışın ve beyaz tenlilik durumu mu olur?
    2) Hazır sarışınlık muhabbeti açılmışken, bir şey gözlemledim, bazı insanlar ufakken sarışınken ileriki yaşlarda kumrallaşabiliyor, hatta bazılarının saçları baya kararıyor, güneş görünce biraz açılıyor. Bunun nedeni nedir, neden bazıları hep sarı kalırken bazıları kararıyor?
    3) Bununla da biraz oynamışsın gözümden kaçmadı, ” erkeklerimiz geniş omuzlu ve kanatlı( bu ne demek, kürek kemiğiyle ilgili mi? ) olurdu” gibi bir ifade vardı… Renkli gözlü ve sarı saçlı olanların güzel olduğu algısı onların nadir bulunmasıyla ilgiliyse neden kızıllar daha da çok güzel olarak algılanmıyor? Ayrıca neden bu çağdaki güzellik algısı kadınlarda incelik erkeklerde geniş omuz, kas falan sence? Kadın olması gerektiği gibi zayıf erkekte güçlü görünsün falan diye mi acaba?

  2. Yanıt veriyorum:
    1) Bir bireyin teni, ne kadar beklerse beklesin, ya da nereye giderse gitsin, genetik olarak değişmez. Ancak, bir toplumun genetik yapısı zaman içinde değişebilir. Yani eğer soruyu “bir grup rus afrika’da yaşamaya başlasa, bir kaç nesil sonra genetik özelliklerini kaybeder mi?” diye sormak istediysen, yanıt: Bunun yanıtı bu grubun kimlerle evlilik yaptığına bağlıdır. Eğer yerli halktan kişilerle evlilikler yaparsa, zaman içinde iki neslin karışımı olan bir ‘ırk’ doğar. Bunlar melez olur ve her iki özellikleri de taşırlar. Yani sarışın zenciler, kıvırcık saçlı, kalın dudaklı beyaz tenli çocuklar doğar. Bunun en güzel örneğini özellikle brezilya’da görüyoruz. Brezilya halkı Avrupalı beyazlarla zencilerin karışımından oluşmuş, melez bir toplumdur. Brezilya’da çok koyu tenli zencileri görebildiğin gibi, açık tenlileri de görebilirsin, ama nüfusun çoğunluğu “melez” tiptedir. Ancak aynı durum ABD’de pek görülmez, çünkü orada kültürel ve sosyolojik olarak uzun süre ırk ayrımcılığı yapıldığı için yani zenci-beyaz evliliği nispeten az görüldüğü için, iki ırk pek fazla melezleşmemiştir. Öyleyken nasıl oluyor da zencilerin rengi açılıyor diye soracaksın. Bu doğal seçilimle ilgili. Nesiller boyu kuzey enlemlerinde yaşayan zenciler d vitamini eksikliği çekmişler ve nüfusları yavaş yavaş azalmıştır. Yani doğa o geni eliyor gen havuzundan… Ama günümüzde bunun hızı çok yavaş çünkü modern tıp var. Yani evrimin tekerine taş koyan tıp bilimi… Bir de “kimin evde kaldığı, kimin hemen koca bulduğu” durumu var. Buna da “cinsel seçilim” diyoruz. Günümüzde insanlar için doğal seçilim baskısı azalmış ancak cinsel seçilim baskısı artmıştır. Yani erkekler ve kadınlar belli tipleri evlenmek için seçiyor, bu da zaman içinde toplumun fiziksel özelliklerini değiştiriyor. Örneğin günümüzde kadınlar daha zeki erkekleri tercih ediyorlar. Yani iri kıyım, maço tipleri beğenseler de iş evlenmeye ve çocuk yapmaya gelince, zeki, akıllı, halim selim, başarılı, sosyal tipleri seçmekteler. Erkekler de bir seçim yapıyor ve genelde zayıf, düzgün vücutlu, başarılı, zekil kadınları seçiyorlar. Bu da toplumun özellikle de üst tabakasında belli bir tipin baskın olmasını sağlıyor. Alt tabakanın çok fazla seçim şansı olmuyor, onlar bulduğuyla evleniyor, dolayısıyla alt tabakanın tipi biraz kayık oluyor. Zamanla üst ve alt tabakalar arasındaki tip farkı artacaktır. Ancak, bu söylediklerimi de hemen ciddiye alma, çünkü evrimin işlemesi (doğal seçilim ya da cinsel seçilim yoluyla) çok çok uzun zaman alan bir olay. Yine de toplum açılıp saçılmaya başlayınca kızlarımızın güzelleştiği de bir gerçektir ve bu da cinsel seçilimin belki de normalden hızlı işlediğini gösteriyor olabilir.
    2) Bazı insanlar değil, her insanın kıl rengi yaşla birlikte koyulaşır. Bunun nedeni melanin birikmesidir. Yaş ilerledikçe dokulardaki melanin üretimi artar ve renk koyulaşır. Melanin üretimi biraz da mevsime bağlıdır. Güneş ışığı tüylerin rengini açıyor. Ciltte ise tam tersi oluyor. Benim bir kız arkadaşım vardı, kışın kumral, yazın resmen sarışın. (Sevgilim değildi maalesef😛 )
    3) Seni bilmem de ben kızıllara bayılırım🙂 Elbette ki geniş omuz ve dar kalça erkekleri çekici yapıyor. Ama iş evliiğe gelince kadınların ilk tercihi bu değildir. 1. maddede de yazdığım gibi, kadınlar sosyal ve başarılı tipleri tercih ediyorlar artık.Kalça genişliğinin doğumu kolaylaştırdığını biliyoruz ve insan çocuğu doğurmak da oldukça zordur (başı büyük olduğu için). Yani bir çok kadın doğum sırasında bu yüzden ölmüştür. Dolayısı ile geniş kalça doğumu kolaylaştırdığı için zamanla baskın hale gelmiş ve iç güdüsel olarak karşı cinste erkeğin tercih kriteri haline gelmiştir. Cinsel seçilim ile ilgili popüler bir bilim kitabı okumuştum, Dawkins’in di galiba, çok etkileyiciydi. Bizlere belli özellikleri sağlayan genlerin birbiriyle nasıl yarış ve işbirliği halinde olduklarını ve hayvanlardaki kimi çok tuhaf özelliklerin bu sayede nasıl kazanıldığını anlatır. Okuyabilirsin.

  3. Bir şey daha… Bilmem hiç dikkat ettin mi, göğüsleri büyük kadınların kalçaları nispeten dar olur. Geniş kalçalı kadınların da göğüsleri öyle güğüm gibi olmaz. Gerçi olanlar da var… Zaten insan gen havuzu farklı farklı genlerin rasgele bir bireşimi olduğu için her tipten insan vardır piyasada… Ama Bazı toplumlarda dar kalça makbulken, bazılarında geniş kalça makbul. Bu da yaşanan çoğrafyayla ilgili olabilir. Kültürel bir şey de olabilir. Bilemedim.

  4. Birinci maddeyi anladım.
    ikinci maddede her insan demişsin de kırk küsur yaşlarına gelip de saçı sarı kalanlar var ama çocukluğunda albino gibi sarı olup da yirmili yaşına gelince saçları koyu kumral olup güne görse de açılmayanlar insanlar da var.
    Üçüncü madde, neden işte geniş omuz ve dar kalça daha çekici? Güçlü gösterdiği için falan mı acaba?
    Toplumun genelinin kızılları sevdiğiyle ilgili bir gözlemim olmadı. Erkekler de daha fazla ama hiçbir dişinin ağzından kızıl erkeklerin çekici olduğunu duymadım. Bununla ilgili en iyi gözlemi oyuncularla yapabilirsin. Oyunculuğun birincil ve en önemli kriteri tiptir, bunu tartışmaya hazırım. En baba oyunculardan kızıl saçlı ne kadar var, aklıma ilk Robert Redford( bunun da saçı bir değişik, sarı mı kızıl mı belli değil… ) ve Julianne Moore geliyor… Belki sayıları az diyedir.
    Hem coğrafi hem kültürel sanırım, oturup sosyolojik çalışmasını yapmalı bunun…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: