Kukla ile Kuklacının Diyalektiği

Kukla cansız olanın canlanmasıdır. Kendisini canlandırana da can verir. Kuklacı, benliğini kukla aracılığıyla dış dünyaya yansıtır, sözünü onun aracılığıyla söyler.

Bir an gelir, kim kimi oynatıyor, anlaşılmaz. İkisi yer değiştirmiştir. Kuklacı bir odun parçasını ön plana çıkarırken, kendini gizler.

Can verilen aslında can verene can vermektedir. Kim kimi temsil ediyor, bilemeyiz.

Ve öyle bir an gelir ki, bu ikisinin diyalektiğini keşfederiz.

O an, kuklacıyı gördüğümüz andır.

O andan sonra kuklayı değil, kuklacıyı izlemeye başlarız.

Biliriz ki bu sihirli an, gösterinin doruk noktasıdır, ve aynada yansıyan kuklacının yüzü, aslında bizim kendi yüzümüzdür.

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: