Tanrının Belası Parçacık Higgs Bozonu Da Ne Ola Ki?

Basında ve Internet’te bu soruya çeşitli yanıtlar verildi.

Higgs Bozon’unun maddeye kütle kazandıran parçacık olduğu söylendi.

Bütün evreni kaplayan bir Higgs alanından bahsedildi. Bu alan olmasaydı bütün parçacıklar ışık hızıyla hareket edecekti.

İyi, hoş! Peki ya Taş Duvar tatmin oldu mu?

Hiç sanmıyorum. Taş Duvar her zamanki hödüklüğü ile bu açıklamalara bir anlam veremiyor. Haklı da… Çünkü Higgs bozonunun  varlığının öngörülmüş olması ve yıllardır aranması sıradan insana anlatılamayacak matematiksel gerekçeleri olan bir süreç.

Yani Higgs’i anlamak için matematik ve fiziği bilmelisiniz.

Hem de derinlemesine.

Ben bunu size açıklayacak değilim. Çünkü o kadarını ben de anlamıyorum. (Matematik eğitimi almış olmama rağmen.)

En azından size bu olayın gerçekten önemli olduğunu hissettirebilirim. (Dinliyor musun Taş Duvar? Bırak elindeki kumandayı…)

Her şeyden önce, fizikçiler bu parçacığın var olabileceğini, hatta var olması gerektiğini 1960’tan beri söylüyorlar ve onu arıyorlar.

Ancak, bu da yeni bir şey değil. Fizikçiler bir çok parçacığın varlığını önceden tahmin etmişler. Mesela pozitron gibi.

Yani kağıt üzerine bir takım denklemler yazıyorlar, bu denklemleri inceliyorlar ve “Şu özelliklere sahip bir parçacık var olmalı.” diyorlar, çoğunlukla da o parçacığı buluyorlar.

Benim asıl şaşırdığım bu. Yani doğanın matematik yoluyla anlaşılabilmesi, öngörülebilmesi…

Peki Higgs hangi denklemden çıkmış?

Standart Model denilen bir denklem var. Bu denklem sanıyorum yazılınca 20 satır falan sürüyor. İşte bu denklemin doğru olması için Higgs’in var olması gerekiyor.

Standart Model atom altı parçacıklarla ilgili şu an bildiğimiz ve gözlemlediğimiz olguların (hemen hemen) hesini özetleyen ve hatta açıklayan bir denklem.

Yani birisi “şöyle bir olay oluyor” dediği zaman denkleme bakıyorsunuz ve “işte denklemde x=3 yazınca öyle oluyor” diyorsunuz.

Elinizdeki denklem evren anayasası gibi bir şey.

Önemli değil mi bu şimdi Taş Duvar? Kapat şu Show TV yarışmalarını! Beni dinle!…

Yani tek eksik nokta oydu, o da bulundu.

Sonuçta Higgs bulunduğuna göre bu denklemin doğru olduğu ortaya çıktı.

Ancak hikaye henüz sonlanmadı.

Doğada anlaşılamamış daha temel bilmeceler var.

Doğadaki her şeyi açıklayan nihai denklem nedir?

Standart Model, bütün her şeyi açıklamıyor. Sadece bir kısım olguları (önemli miktarda) anlamamızı sağlıyor. Ama asıl aranan nihai denklem o değil. Nihai denklem henüz ortada yok ama adı var: büyük birleşik kuram ya da her şeyin kuramı.

Bu kuram bulununca (bulunabilirse tabii) şu sorular ve daha binlercesi yanıtlanabilecek:

—Nereden geldik?

—Doğa yasaları nereden gelmiş?

—En büyük ve en küçük ölçeklerde doğa bilmecesinin çözümü nedir?

Bildiğimiz kadarıyla, en küçük ölçekte doğa yasaları ile en büyük ölçekteki doğa yasaları uyuşmuyor. Birleşik Kuram bu işi başaracak.

Falan filan. Eski ontolojik ve epistomolojik sorular bunlar Taş Duvar. İnsanlığın bir gün hepsine yanıt bulacağını umuyor ve bekliyoruz.

En azından fizikçiler bu soruları yanıtlamaya çalışıyor. Bize de “Hah, işte! Bunların hepsi Kuran’da var!” demekten başka yapacak iş kalmıyor (!)

Üniversitelere cami yapmaya devam.

Not:

1) Ontoloji, varlık bilimidir. Varlığı ve var oluşu anlamaya çalışan felsefe dalıdır. (“Allah yarattı” demekle ontolojik sorunu yani varlık sorununu çözmüş olmazsın Taş Duvar. Çünkü Allah varsa o da bir varlık olduğuna göre onun var oluşu yani ontolojsi sorunu başlar. Yani tanrının varlığını kabul etmekle ontolojik sorundan kurtulamazsın.

2) Epistomoloji, bilgi kuramıdır. Yani “Bilgimiz nereden geliyor? Bilebilir miyiz? Bildiğimizi sandığımız şeyden emin olabilir miyiz? Ne kadarını nereye kadar bilebiliriz?” sorularıyla uğraşır. Buna göre, matematiksel bir takım model, denklem ve kuramların evrendeki olguları öngörmesi ve bunun çoğunlukla doğru çıkması epistomolojinin konusuna girer. Yine burada da “Allah herşeyi bilir!” demek seni epistomolojik sorundan kurtarmaz. Bilme ve bilgi sorunu son kırıntısına ve son zerresine kadar araştırılmadıkça, “Allah bilir! Benim bilmeme gerek yok,” denemez. Sen diyebilirsin Taş Duvar, sana serbest. Hadi yaylan şimdi. Canımı sıktın.

İkinci bir yazı: https://haberinvarmitasduvar.wordpress.com/2012/07/12/yine-mi-higgs-bozonu/

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: