Yeni Bir İnsan: Homo Bene (*)


İnsanın doğayı kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmeye başlaması buzul devrinin sona ermesinden bugüne en azı 30.000 yıldır devam ediyor.

İnsan önce büyük av hayvanlarını yok etti.

Tarih ilerledikçe, insan daha etkili bir avcı oldu. Bir aslan on avlanma girişiminden sadece birinde başarılı olur. Genellikle de en zayıfı, hastayı, ya da yavruyu avlar. Oysa insan iki girişiminden birinde başarılı olacak avlanma teknikleri geliştirdi. Üstelik insan, gücünün doruğunda, yetişmiş, üretken bireyleri avlıyordu. Yetişmiş, sağlıklı, güçlü bireylerin avlanması, sürülerin geleceğini tehlikeye atıyordu. Sonuç olarak büyük av hayvanları süreç içerisinde ortadan kalktı.

Avın azalmasıyla birlikte insan giderek tarıma yöneldi. Tarımın yaygınlaşması toplum yapısında çok büyük değişimlere ve dönüşümlere neden oldu. Tarım devrimi denmesinin nedeni budur. Avcılık faaliyetleri yerini çobanlığa bıraktı. Tarım devriminin yol açtığı nüfus patlaması insanın doğal kaynaklara saldırısını patlama noktasına getirdi. Tarla açma ihtiyacıyla başlayan orman katliamı, sonraki yıllarda kereste ihtiyacının artması, cam ve metal üretimi ve işlenmesi gibi sebeplerle birlikte katlanarak arrtı. Otlayan sürülerin yerini çobanlık faaliyetlerinin alması, otlakları tüketti. Böylece toprakta çölleşme başladı. on bin yıl önce başlayan çölleşme günümüzde de hızlanarak sürmektedir.

Bugün Orta Doğu, Afrika ve Türkiye coğrafyalarının ormansızlaşması, on bin yıldır devam eden bir süreç. Eskiden sözü edilen coğrafyalar tamamen ormanlarla kaplıydı.

Bugün sadece dağlık bölgelerde kalmış ormanlar. (**)

Günümüzde doğanın katli devasa boyutlara ulaştı. Amazon yağmur ormanlarının yok edilmesi, küresel ısınma ve onun sonucu olan türlerin ortadan kalkması, iklim değişikliği ve kıtalar arası seyahatin kolaylaşmasının sonucu olarak yabancı tür istilası (***), çevre kirliliği, asit yağmurları, velhasıl doğa üzerindeki büyük insan baskısı, bütün bunlar gidişatın kötü olduğunu, bir an önce yaşama biçimimizi değiştirmemiz gerektiğini gösteriyor.

Artık doğayı ‘kaynak’, ekonomik büyümeyi ‘gelişme’, tüketimi ‘refah’, başarıyı ‘mutluluğun anahtarı’ olarak görmekten vaz geçmeliyiz; azla yetinen, tutumlu insanlar olmanın vakti geldi. Mutluluğu insan sevgisinde, sanatta, bilimde aramalıyız. Kendimizi aşmalı, yeni bir insan yaratmalıyız. Artık homo sapiens olmayı bırakıp homo bene olmalıyız.

(*) Homo Bene: İyi, yararlı insan.

(**) Ormansızlaşmaya örnek vermek gerekirse, 1700’lü yıllara kadar bütün Anadolu baştan sona karaçam ormanlarıyla kaplıymış. Beynam Ormanları (Ankara), bu antik ormanın son kalıntısıymış. Bir başka örnek de Lübnan. Lübnan’ın bayrağında da bulunan bir tür sedir ağacı, eski çağlarda gemi yapımında kullanılmış, bu nedenle Lübnan’ın simgesi olan bu ağaç, artık Lübnan’da tükenmiş. İşin ilgiç yanı, bu sedir türünün kalan son örnekleri Türkiye’de bulunuyormuş. Yani Lübnan’lılar ülkelerinin simgesi olan ağacı görmek için Türkiye’ye gelmek zorundalar. Nüfus artışı ormanlar üzerinde öyle büyük bir baskı yaratıyordu ki padişah: “Ormanlarımdan bir dal kesenin, başını keserim,” demek zorunda kalmış. Bir başka örnek de, bir işin zor olmadığını anlatmak için Şereflikoçhisar’da “Hasan Dağı’ndan odun mu getiriyorsun?” diyorlar; oysa Hasan Dağı’nda (Aksaray) bugün hiç orman yok.

(***)Tür İstilası: Bir türün başka bir coğrafyaya giderek orayı istila etmesi ve oranın yerli türlerine baskın çıkması. Örneğin, küresel ısınma sonucunda kuzey kutbundaki buz geçidinin erimesiyle, Büyük Okyanus türleri, Atlas Okyanusunu işgal etmeye başlamış. Bir başka örnek köpeğin Avustralya kıtasına götürülmesi sonucu yerel tür olan Tazmanya Kaplanının yok olması. Bugün Avustralya’da yaşayan Dingo’nun atası, kıtaya insanlar tarafından getirilmiş köpektir. Bir diğer örnek, Afrika’daki Viktorya gölüne Mısır Levreğinin insanlar tarafından bilerek atılmasıdır. Mısır Levreği Avrupa’ya ihraç edilen, ekonomik değeri olan bir türdür. Aynı zamanda çok saldırgan bir avcıdır. Bu hayvanın Viktorya gölüne atılmasının sonuçları çevre açısından tam bir felaket olmuş, Mısır Levreği, göldeki bütün yerel türleri yok etmiş, bu nedenle geçimini yerel türleri avlayarak sağlayan balıkçılar aç kalmışlardır. Tür istilasının bir çok örneği bulunmaktadır ve günümüzün önemli bir çevre sorunudur. Bir çok canlı gemilerle kıtalar arasında seyahat edebilmekte ve gittikleri yerlerdeki yerel türlerin ortadan kalkmasına neden olmaktadır.

About reset

Kimin söylediğini bırak, ne söylediğine bak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: